Torosların İncisi Sagalassos

      Burdur’a bağlı Ağlasun ilçesinin 7 km kuzeyindeki Antik Sagalassos bir zamanların unutulmuş dağ kentidir.Meşe, kızılçam ve sedir ağaçlarının örttüğü şimdi ise bir kemik kadar çıplak olan dağın yamacındaki kent 1200 yıl önce terk edilmiştir. 1200 yıl unutulmak için yeterli bir zamandır.


 Sagalassos geçmişte güzel, zengin bir kentti. Tahıl, et, üzüm, zeytin yağı, şarap, meyve,  maden ve seramik üretiliyordu. Sagalassoslulara Ağlasun, Çeltikçi,Çanaklı  Ovaları dünyanın nimetlerini ve maddesini verirken politika inançlar, tiyatro, şiir, müzik ve dans yaşamın ruhunu veriyordu.


Sagalassos M.S.2. yy. en parlak ışığına kavuşmuştur. Ama bu ışık en parlak ışınlarını ölmeye yüz tuttuğunda, saçan yıldızların ışığı gibiydi. Burada ne olmuştu ? Sagalassos niçin terk edilmişti? M.S. 518 ve 528 depremleri Sagalassos’u derinden etkiledi. İyi ve mutlu zamanların sonu gelmiş gibiydi. 528 depreminden 13 yıl sonra Anadolu’da veba salgını başladı. Sagalassos güneyden Panfilya’dan gelen ve Dinar’a uzanan   yolun üzerinde idi. Ticaret yolları kentlere yaşam getirir. Ölüm de aynı yoldan gelir. Veba hep ticaret yollarını izlemiştir. 541’den 543’e kadar 2 yıl süren veba o zamanki Anadolu nüfusunun yarısını kırdı. Sagalassosa da bir kabus gibi çöktü. Sagalassosun yaşamını parlayan felaketler birbirini izledi. M.s. 6. VE 7. YY’LARDA BÖLGEDE ARTIK GÜVENLİK DE KALM AMIÞTI. Arap akınları kentlerin bağlantılarını kesmiş, kaynaklarını kurutmuş, yaşamın temeli çökmüştü. Gittikçe sönükleşen Sagalassosda son kalanlar da o tarihlerde kenti terk ettiler. Torosların İncisi 1200 yıl sürecek bir sessisliğe büründü. Doğa terk edilen kentleri dibe iter. Gömülen bölümler, toprağın altında korunur. Yukarı da kalanlar ise güneş, yağmur, kar, rüzgar ve likenler tarafından kemirilir. Ufalanmaya çalışılırlar.


Dor Tapınağının rengindeki farklılık doğanın bu iki yüzünü gösterir. Sagalassosun yüksek ve sapa bir yerde oluşu, terk edilişi ve gömülüşü geleceğin Arkeologları için bir şanstır. Kenten kalanlar kurcalanamamış, tahrip edilememiştir. Sagalassos terk edilişinden 1000 yıl sonra 1706 Fransız gezgin Paul Lucas ve İngiliz Rahip Fransız ........kalıntıları Sagalassos olarak tanımlayan ilk kişilerdir. Torosların İncisi Psidianın birinci kenti Sagalassos yaşamak ve ölmek için iyi bir yer seçmiştir.


İngilteredeki Þuanji Üinversitesinden Stevin Nichel 1982  de başladığı Psidia projesine 1986 yılında Belçikalı Marc   da katıldı. Güney Anadolu’nun bu dağlık bölgesinin eski adı Psidia idi. Bu günkü Burdur ve Isparta illeri ile Antalya’nın kuzeybatı parçasını içine alan Pisidianın halkı sert ve yaman bir halk olarak bilinirdi. Yaşayanların kendi aralarında birlik yoktu. Sarp ve ulaşılması güç bölge, derin vadileri, yüksek yaylaları, karlı dorukları, esrarlı tehlikeli bir yer gibi görünürdü. Ürkütücü bir hava yayardı.


Sagalassos Ağlasunun 7 km kuzeyinde 2045 m’lik dağın güney yamaçlarında kurulmuştur. Psidianın ve Sagalasosun tarihini iki zıt yönden gelen güçler çizdi. Doğudan gelern Persler M.Ö. 543-333 arasında Anadoluya egemen oldu. 200 yıl süren Pers otaritesini Makedoyalı İskender bitirdi.  M.Ö. 333 yılında  yapılan savaşta Büyük İskender Sagalassos kapılarına dayandı. Bu yapılan savaşta 500 Sagalassoslu ve yardıma gelen 200 Termesoslu öldü. İskenderin ölümünden sonra Sagalassos onun halefleri arasında birkaç kez el değiştirdi. Sonunda Suriyedeki Seleyakus krallığına bağlandı. Seleyakus kralları Anteoyus dönemine kadar Sagalassosu temsili olarak yönettiler.


Sagalassos Hellenistlik dönemde zenginleşmeye, büyümeye başlamış, Psidianın Sergeden sonra Psidianın ikinci büyük kenti olmuştur. Kent daha o zamanlarda güçlü bir ekonomiye sahipti.


Kentin merkezi ve politik kalbi olan Yukarı Agoradaki meclis binası kent işlerinin görüşülüp, karara bağlandığı yerdi. Meclis binası 2 yy. son çeyreğinde inşa edilmişti.  Gösteriyor ki Hellenistlik çağda Sagalassosda demokratik bir sistemle yönetiliyordu. Bina içinde yaklaşık 220 milletvekili için   oturma yerleri vardır.
Sagalassos Selleyukaslardan sonra Bergama krallığına bağlanmış. Bergama krallığı M.Ö. 25 yılından sonra vasiyet yolu ile Romaya devredilince Galatya eyaletinin bir parçası olmuştur. Kent Roma çağında parlamaya başlamıştır. İmparatorluğun siyasal birliğin sağlanması için yerel yöneticiler Romalılaştırılıyordu. Ekonomik birliği ise Hellenistlik dönemde yaygınlaşmaya başlayan para ve ticaret sağlayacaktı.


 Romalı adları almaya başlayan yerel yöneticiler ve soylular servetlerinin bir bölümünü kamu yapımına ve hayır işlerine ayırıyorlardı. Kent meclisi ve halkın onurlandırdığı bu kişilerden bazıları imparatorluk ordusunda ve brokrasisinde seviliyorlardı. Sagalassos Roma çağında ulaştığı güçte resmen olmasa bile fiilen  Psidianın başkenti haline gelmişti. Yukarı Agoradaki yazıtta belirtilen de buydu.  Sagalassos Psidyanın birinci kenti Romanın kardeşi ve müddefiki.


 Yukarı Agora
Eski kentin politika merkezindeyiz. Yukarı Agoradayız. Bu meydan M.Ö. 2 yy’da yapılmıştır. O zaman daha dar idi. İmparator Ogustos zamanında 15 m doğuya genişletildi. Batısında eski meclis binası var. Kuzeyinde çarşı binası vardır. Bu bina M.Ö. 3. yy’da yapılmıştır. İçinde sarnışları, buğdağ depoları bulunmaktadır. Bu binanın batısında tünel sistemi var. Anıtsal bir çeşme vardır. Bu çeşme çatısı bir tiyatro şehri binasına benziyor. 
Bu bina M.S. 160-180 yılları arasında yapılmıştır. Ön tarafta 80 m2 kapasitede bir havuz vardır. Bir zamanlar yukarı Agora çeşmeyi süsleyen heykeller bugün Burdur Müzesindedir.


 Kütüphane
 Sagalassos zenginlerinden Sebeliyanus Neo M.S. 120-130 yılları arasında Dor Çeşmesi yakınlarında bir kütüphane yaptırmıştır. Burdaki onur yazıtları sekiz kuşaklık bir aile arşivi oluşturur. Sagalassosun üst sınıflarının sosyal profilini verir. Ailenin üyeleri yüksek bir rahiptir. İkinci yazıtın sahibi Akgaliyanus 500 kişilik bir birliğin komutanıdır. Bir diğeri Mısır’ın ikinci adamı, ikinci yöneticisidir. Ailenin etkili kadınları Cladra ve Flabna da seçkinler katındaki yerlerini almışlardır. Binanın orjinaline kitap koymak için podyumlar devam etmektedir. Kütüphanenin restorasyanu 1997 yılında tamamlandı.


 Hamam
 Sagalassos Roma döneminde güzel yapılarla donatılmıştır. M.S. 160-180 yılları arasında alt katında kapalı bir çarşısı olan 3 katlı bir hamam yapılmıştır. Dünyanın en sağlam Roma hamamıdır. 4000 m2’lik alanı kaplar. İki katı ayakta kalmıştır. Üst kat hamamdır. Orta katta kalorifer sistemi vardır. Alt katta odalar bulunmaktadır ve kapalı çarşı olarak kullanılmıştır.


 Aşağı Agora
 Aşağı Agoradaki merdiven M.S. 6. yy’da inşa edilmiştir. Merdiven üzerinde çok güzel bir Agora kapısı inşa edilmiştir. M.S. 2yy. da depremde yıkılmış olup, M.S. 518 yılında yeniden yapılmıştır. Burası bir ticaret Agorası olduğu düşünülmektedir. Burada satış dükkanları bulunmaktadır.


 Tapınak
 Roma çağında kentlerde tanrıların ve imparatorların adına tapınaklar inşa edilmiştir. Apollo Klaryos tapınağı Ogustos döneminde yapılmıştır. Antanyos Piyus Tapınağı Aşağı Agaronun yüzeyinde yükseliyordu. Aslında tapınağın yapımı Adriyanos döneminde başlamış ama onun ölümünden sonra bittiğinden yeni imparator Piyosun adını almıştır.

 Ağlasun Belediye Eski Başkanı Mustafa İNCİ 'nin Tarihi Kentler Birliği Toplantısında yaptığı konuşmadan alınmıştır.

Written by :
Ağlasun
 
Geribildirim başlığı(0)
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen güvenlik kodunu giriniz


busy

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün131
mod_vvisit_counterDün250
mod_vvisit_counterBu Hafta648
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2007
mod_vvisit_counterBu Ay2117
mod_vvisit_counterGeçen Ay8677
mod_vvisit_counterToplam110129

Çevrimiçi : 14
0 38.107.179.243
,
0

Etiketler

There are no tagged articles!

+ All tags